Kural 1: İlk Başlığa Anahtar Kelimeyi Koyun
Google, kullanıcının arattığı kelimeyi reklamda kalın gösterir. "Aydın diş kliniği" arayan biri, başlığında "Aydın Diş Kliniği" geçen reklamı görür. Bu eşleme tıklama oranını ciddi şekilde artırır. 15 başlık hakkınızın en az 3'ünde anahtar kelimenizi farklı varyasyonlarla kullanın.
Kural 2: Net Bir Değer Önerisi Verin
"Profesyonel hizmet" değil, "20 yıllık deneyim". "Kaliteli" değil, "ISO sertifikalı". "Hızlı" değil, "24 saatte teslim". Soyut sıfatlar yerine somut iddialar yazın. Müşteri "ne kazanacağım" sorusunun cevabını saniyede görmeli.
Kural 3: Eylem Çağrısı Olmadan Yayınlamayın
Her reklamda en az bir net çağrı olmalı:
- "Ücretsiz fiyat alın"
- "Hemen WhatsApp'tan yazın"
- "Bugün rezervasyon alın"
- "İndirimi bugün yakalayın"
- "Online randevu oluşturun"
"Daha fazla bilgi" çok jenerik bir CTA'dır; mümkünse spesifik bir eylem isteyin.
Kural 4: Sayı ve Oran Kullanın
Sayılar görsel olarak öne çıkar ve güvenilirlik yaratır:
- "1998'den beri hizmet"
- "Aynı gün servis"
- "3 yıllık garanti"
- "14 günde sonuç"
Kullandığınız her sayı gerçek ve belgelenebilir olmalı. Uydurma ya da şişirilmiş bir rakam kısa vadede tıklama getirse de, müşteri gerçeği gördüğünde güveni kalıcı olarak kaybedersiniz.
Kural 5: Aciliyet Yaratın — Ama Yalan Söylemeyin
"Bugün son gün", "Sınırlı kontenjan", "Sadece bu hafta" gibi ifadeler tıklatır. Ancak bu aciliyet gerçek olmalı; kullanıcı 2 hafta sonra geldiğinde de aynı kampanyayı görürse güveni kaybedersiniz. Gerçek bitiş tarihi olan kampanyalarda kullanın.
Kural 6: Hedef Kitlenize Konuşun
Aynı hizmeti satarken farklı kitleler için farklı metin yazmalısınız:
Yeni girişimci: "İlk reklamınızı birlikte kuralım, adım adım anlatalım"
Kurumsal işletme: "Markanıza özel stratejik dijital pazarlama yönetimi"
Hedef kitle bilmeden yazılan metin, kimseye konuşmamış olur.
Kural 7: Sosyal Kanıt Ekleyin
Gerçek müşteri yorumları, işletme profilinizdeki puan, kaç yıldır hizmet verdiğiniz ya da tamamladığınız gerçek proje sayısı gibi doğrulanabilir sosyal kanıtlar güven yaratır. Kanıtlayamayacağınız bir rakamı ya da "sektörün lideri" gibi bir iddiayı ise kullanmayın. Müşteri tek başına size güvenmek istemez; başkalarının da güvendiğini görmek ister.
Bonus: Test ve Ölç
Yukarıdaki 7 kural rehberdir; mutlak doğru değildir. Sektörünüze ve müşterinize göre bazı kurallar diğerlerinden daha etkili olabilir. Her zaman en az 2-3 varyasyonu aynı anda test edin, Google'a en iyi performans göstereni seçtirin.
Sık Yapılan 5 Metin Hatası
- "Hoş geldiniz" gibi nezaket cümleleri: Yer kaybı. Karakter sayısı sınırlı, doğrudan değere geçin.
- Aşırı büyük harf kullanımı: Google'ın kuralı: her kelimenin ilk harfi büyük olabilir, tüm kelime BÜYÜK HARF olamaz.
- "Türkiye'nin 1 numarası" gibi kanıtlanamaz iddialar: Google bu tip reklamları reddeder.
- Yazım hataları: "Lokayson" yazınca tıklamazlar. Yayınlamadan kontrol edin.
- Tüm reklamların aynı olması: Tek reklam = test imkanı yok = optimizasyon yok.
Reklam metinlerinizi birlikte gözden geçirelim. Görüşme rezervasyonu alabilirsiniz.
Derinlemesine: 30 Karakterde Derdini Anlatmak
Reklam metni yazmayı biz bir vitrin düzenlemeye benzetiyoruz. Bir dükkânın vitrininde her şeyi sergileyemezsiniz; en çok satan, en dikkat çeken ve müşteriyi içeri çekecek birkaç ürünü seçersiniz. Google Ads'te bu vitrin çok daha dar: Bir başlık için yalnızca 30, bir açıklama için 90 karakteriniz var. Bu kadar dar bir alanda hem ne yaptığınızı, hem neden sizi seçmeleri gerektiğini, hem de ne yapmaları gerektiğini anlatmanız gerekiyor. Yukarıdaki yedi kural bu işin temelini oluşturuyor. Bu bölümde ise o kuralları uygularken kendi hesaplarımızda nasıl çalıştığımızı, hangi tuzaklara düştüğümüzü ve metinleri nasıl test ettiğimizi daha ayrıntılı anlatıyoruz.
Baştan söyleyelim: İyi reklam metni yazmanın sihirli bir formülü yok. Bir sektörde çok işe yarayan bir ifade, başka bir sektörde hiç tıklanmayabiliyor. Bu yüzden aşağıdaki her öneriyi bir başlangıç noktası olarak görün; asıl cevabı her zaman kendi hesabınızın verisi verecek.
Duyarlı Reklamlar Nasıl Çalışıyor?
Bugün arama ağındaki standart reklam türü duyarlı arama reklamı. Bu reklamda tek bir metin yazmıyorsunuz; 15'e kadar başlık ve 4'e kadar açıklama yazıyorsunuz. Google bunları her aramada farklı şekilde birleştirerek gösteriyor ve zamanla hangi kombinasyonların daha iyi sonuç verdiğini öğreniyor. Bu sistemin önemli bir sonucu var: Yazdığınız her başlık, diğer başlıklardan herhangi biriyle yan yana gelebilir. Yani "Başlık 1"in "Başlık 2" ile birlikte okunacağını varsayarak yazarsanız, Google onları ayırdığında anlamsız bir reklam ortaya çıkabilir.
Biz bu yüzden her başlığı kendi başına anlamlı olacak şekilde yazıyoruz. Bir başlığı yazdıktan sonra kendimize şunu soruyoruz: "Bu başlık, listedeki herhangi bir başka başlıkla yan yana gelirse tekrar ya da çelişki oluşur mu?" Örneğin iki ayrı başlıkta "Ücretsiz Keşif" yazarsanız, ikisi aynı reklamda yan yana gelebilir ve reklam tuhaf görünür. Aynı mesajı tekrar etmek yerine her başlığa farklı bir görev vermek çok daha verimli oluyor.
Başlıklara görev dağıtmak
15 başlığı rastgele doldurmak yerine, biz onları gruplara ayırarak yazıyoruz. Bu yöntem hem eksik bir konu bırakmamamızı sağlıyor, hem de Google'a farklı türde mesajlar arasından seçim yapma imkânı veriyor:
- Anahtar kelime başlıkları (3-4 adet): Kullanıcının arattığı ifadeyi farklı biçimlerde tekrar eden başlıklar. "Aydın Klima Servisi", "Klima Bakımı Aydın" gibi.
- Değer başlıkları (3-4 adet): Neden sizi seçmeleri gerektiğini anlatan başlıklar. "Aynı Gün Servis", "Orijinal Yedek Parça" gibi; ama yalnızca gerçekten sunduğunuz şeyler.
- Güven başlıkları (2-3 adet): Yıl, yetki belgesi, garanti gibi doğrulanabilir bilgiler.
- Eylem başlıkları (2-3 adet): "Hemen Arayın", "WhatsApp'tan Yazın", "Ücretsiz Fiyat Alın" gibi net çağrılar.
- Marka başlığı (1 adet): İşletmenizin adı; özellikle markanızı arayanlar için önemli.
Sabitleme: ne zaman, ne kadar?
Google, belirli bir başlığı her zaman belirli bir konumda göstermek için "sabitleme" imkânı veriyor. Örneğin markanızın her reklamda ilk başlıkta görünmesini istiyorsanız, onu birinci konuma sabitleyebilirsiniz. Ancak sabitleme Google'ın deneyebileceği kombinasyon sayısını azaltıyor ve bu da reklamın öğrenme kapasitesini düşürüyor. Biz sabitlemeyi yalnızca zorunlu durumlarda kullanıyoruz: Yasal bir uyarının her zaman görünmesi gerektiğinde, ya da bir mesajın tek başına okunduğunda yanlış anlaşılma riski olduğunda. Sabitleme yapmak zorundaysak da, o konuma tek bir başlık yerine iki üç alternatif başlık sabitleyerek Google'a yine bir seçim alanı bırakıyoruz.
Kullanıcının Kafasındaki Soruyu Yakalamak
Bir reklam metnini yazmaya başlamadan önce, biz o reklamı görecek kişinin aramayı yaptığı anı hayal etmeye çalışıyoruz. Gece yarısı klimasından su akmaya başlayan biri ile, yaz gelmeden önce bakım yaptırmayı planlayan biri aynı kelimeyi aratabilir; ama kafalarındaki soru çok farklıdır. Birincisi "Şu an biri gelebilir mi?" diye düşünür, ikincisi "Kim güvenilir ve makul fiyatlı?" diye. Aynı reklam ikisine birden iyi konuşamayabilir.
Bu yüzden reklam gruplarını anahtar kelimenin arkasındaki niyete göre ayırıyor ve her grubun metnini o niyete göre yazıyoruz. Acil niyetli aramalar için hız ve ulaşılabilirlik ön plana çıkıyor: "7/24 Ulaşın", "Aynı Gün Servis" gibi. Planlı aramalar için ise güven ve kapsam: "Periyodik Bakım Paketi", "Yetkili Teknisyen" gibi. Kullanıcı kendi sorusunun cevabını reklamda gördüğünde tıklama olasılığı artıyor; daha da önemlisi, tıklayan kişi doğru beklentiyle sitenize geliyor.
Arama terimleri raporu bir metin hazinesi
Kullanıcının kafasındaki soruyu anlamanın en iyi yolu, onların gerçekte ne yazdığına bakmak. Google Ads'teki arama terimleri raporu, reklamınızın hangi aramalarda göründüğünü gösteriyor. Biz bu raporu yalnızca negatif kelime bulmak için değil, metin fikri bulmak için de düzenli olarak okuyoruz. İnsanların kullandığı ifadeler, sizin aklınıza gelmeyecek kadar doğal ve somut olabiliyor. "Klima soğutmuyor", "kombi su akıtıyor" gibi aramalar görüyorsanız, bu ifadeleri doğrudan başlıklarınızda kullanmak, reklamın kullanıcıya "tam olarak benim sorunumu anlıyor" hissi vermesini sağlıyor.
Açıklama Satırlarını Boşa Harcamamak
Başlıklar genelde daha çok ilgi görüyor, ama açıklama satırları da en az onlar kadar önemli. 90 karakter, başlığın açtığı kapıyı doldurmak için kullanabileceğiniz alan. Biz açıklamalarda genelde şu yapıyı izliyoruz: Önce kullanıcının sorununa ya da ihtiyacına dokunan bir ifade, sonra sizin buna getirdiğiniz somut çözüm, en sonda da net bir eylem çağrısı. Örneğin: "Klimanız soğutmuyor mu? Yetkili teknisyenimiz aynı gün kapınızda. Hemen arayın."
Açıklamalarda en sık gördüğümüz hata, başlıkta söyleneni tekrar etmek. Başlıkta "Aydın Klima Servisi" yazıyorsa, açıklamanın "Aydın'da klima servisi hizmeti veriyoruz" diye başlaması, değerli karakterleri boşa harcıyor. Açıklama, başlığın anlatmadığı yeni bir bilgi vermeli: çalışma saatleri, hizmet bölgesi, garanti koşulları ya da ödeme kolaylığı gibi.
Öğeler (uzantılar) metnin bir parçası
Reklam metni yalnızca başlık ve açıklamadan oluşmuyor. Site bağlantıları, açıklama metinleri, yapılandırılmış snippet'ler ve arama öğeleri de reklamın kullanıcıya ne söylediğinin bir parçası. Biz reklam metnini yazarken bu öğeleri de aynı anda planlıyoruz; böylece aynı bilgiyi hem başlıkta hem öğede tekrar etmek yerine, her birine farklı bir bilgi yerleştiriyoruz. Örneğin başlıkta hıza vurgu yapıyorsak, açıklama metinleri öğesinde garanti ve yetki belgesine yer veriyoruz. Öğeler reklamın ekranda kapladığı alanı da büyüttüğü için, çoğu hesapta tıklama oranına olumlu katkı yapıyor.
Google'ın Metin Kuralları: Reddedilmemek İçin
Ne kadar iyi yazarsanız yazın, Google'ın editoryal kurallarına uymayan bir reklam onaylanmıyor ya da sınırlı gösteriliyor. Biz yeni başlayan işletmelerin en sık takıldığı noktaları şöyle özetliyoruz:
- Gereksiz büyük harf: "ÜCRETSİZ" gibi tamamen büyük harfle yazılmış kelimeler genelde reddediliyor.
- Aşırı noktalama ve semboller: "Hemen arayın!!!" ya da gereksiz semboller kurallara aykırı.
- Kanıtlanamayan üstünlük iddiaları: "En iyi", "1 numara" gibi ifadeler, dışarıdan doğrulanabilir bir kaynağa dayanmıyorsa sorun yaratabiliyor.
- Telefon numarasını metne yazmak: Numaranızı başlık ya da açıklamaya yazmak yerine arama öğesini kullanmanız gerekiyor.
- Yanıltıcı ifadeler: Sitenizde olmayan bir indirimi ya da hizmeti reklamda vaat etmek hem reddedilme hem de güven kaybı sebebi.
- Sektöre özel kısıtlamalar: Sağlık, finans, hukuk gibi alanlarda ek kurallar var; bu sektörlerdeyseniz metin yazmadan önce ilgili politikaları okumanızı öneriyoruz.
Kurallar zaman zaman güncellendiği için, şüpheli bir ifadeyi kullanmadan önce Google Ads politika merkezine göz atmak en sağlıklı yol.
Metinleri Nasıl Test Ediyoruz?
Yukarıda "test et ve ölç" dedik; peki bunu pratikte nasıl yapıyoruz? Duyarlı reklamlarda Google zaten kombinasyonları kendisi test ediyor, ama bu testin sonucunu yorumlamak ve yeni denemeler yapmak bizim işimiz. Biz şu döngüyü izliyoruz:
- Başlangıç: Her reklam grubunda, yukarıda anlattığımız görev dağılımıyla dolu bir duyarlı reklam yayına alıyoruz.
- Bekleme: Yeterli gösterim ve tıklama birikene kadar, genelde birkaç hafta, metne dokunmuyoruz. Çok erken yapılan değişiklikler öğrenmeyi bozuyor.
- Okuma: Öğe raporunda Google'ın hangi başlık ve açıklamaları daha sık gösterdiğine ve hangilerinin performansının zayıf kaldığına bakıyoruz.
- Değiştirme: Sürekli zayıf kalan bir iki başlığı, farklı bir açıdan yazılmış yeni başlıklarla değiştiriyoruz. Hepsini birden değiştirmiyoruz; aksi halde neyin işe yaradığını anlayamıyoruz.
- Karar: Değerlendirmeyi yalnızca tıklama oranına göre değil, dönüşüm oranına göre de yapıyoruz. Çok tıklanan ama arama ya da form getirmeyen bir başlık, aslında yanlış beklenti yaratıyor olabilir.
Bu son nokta çok önemli: Tıklama oranı yüksek bir metin her zaman iyi bir metin değil. "Ücretsiz" kelimesi tıklama oranını artırabilir, ama hizmetiniz ücretliyse bu tıklamalar size para kaybettirir. Biz bir metni değerlendirirken her zaman "bu metin doğru kişiyi mi getiriyor?" sorusunu soruyoruz.
Örnek: Bir Metni Adım Adım İyileştirmek
Aşağıdaki örnek temsilîdir; gerçek bir müşteriye ait değildir, ama sıkça karşılaştığımız bir durumu anlatıyor. Bir boya badana firmasının ilk reklamında şu başlıklar vardı: "Kaliteli Hizmet", "Profesyonel Ekip", "Uygun Fiyat". Bu başlıkların hiçbiri yanlış değil, ama hiçbiri de kullanıcıya bir şey söylemiyor; çünkü her firma kendini böyle tanıtıyor.
İlk adımda anahtar kelimeyi başlığa taşıdık: "Ev Boyama Hizmeti", "Daire Boya Badana". İkinci adımda soyut sıfatları somut bilgilere çevirdik: "Kaliteli Hizmet" yerine firmanın gerçekten sunduğu "Eşya Koruma Dahil", "Profesyonel Ekip" yerine "Sigortalı Ustalar". Üçüncü adımda net bir eylem çağrısı ekledik: "Ücretsiz Keşif İsteyin". Son olarak açıklama satırında kullanıcının en çok merak ettiği soruya, yani işin ne kadar süreceğine dair genel bir bilgi verdik. Yeni metin çok daha somut ve kullanıcının aklındaki sorulara cevap veren bir hale geldi. Sonuçları değerlendirirken de yalnızca tıklamalara değil, gelen keşif taleplerine baktık.
Yapay Zekâ ile Metin Yazmak Hakkında
Google Ads artık reklam metni önerileri sunuyor ve birçok işletme metinlerini yapay zekâ araçlarıyla hazırlıyor. Biz bu araçları fikir bulmak ve alternatif ifadeler üretmek için faydalı buluyoruz. Ancak üretilen metni olduğu gibi yayına almıyoruz. Yapay zekâ, işletmenizin gerçekte sunmadığı bir hizmeti ya da doğrulanamayan bir iddiayı metne ekleyebiliyor. Ayrıca genel ve sıradan ifadeler üretmeye eğilimli. Bu yüzden her önerilen metni, "bu gerçekten doğru mu ve bu işletmeye özgü mü?" sorusuyla tek tek kontrol ediyoruz.
Kısa Kontrol Listesi
Bir reklamı yayına almadan önce biz şu soruları soruyoruz:
- En az üç başlıkta anahtar kelime ya da yakın bir varyasyonu geçiyor mu?
- Her başlık kendi başına anlamlı mı, başka başlıklarla tekrar oluşturuyor mu?
- Somut ve doğrulanabilir bir değer önerisi var mı?
- Net bir eylem çağrısı var mı?
- Açıklamalar başlıkta söylenmeyen yeni bilgiler veriyor mu?
- Reklamda vaat edilen her şey açılış sayfasında da var mı?
- Büyük harf, noktalama ve iddialar Google'ın kurallarına uygun mu?
- Öğeler, yani site bağlantıları ve açıklama metinleri eklendi mi?
Sıkça Sorulan Sorular
15 başlığın hepsini doldurmak zorunda mıyım?
Zorunlu değil, ama ne kadar çok kaliteli ve birbirinden farklı başlık yazarsanız, Google'ın deneyebileceği kombinasyon sayısı o kadar artıyor. Biz genelde en az 10-12 başlıkla başlamayı öneriyoruz; ama sırf sayı tamamlamak için birbirinin tekrarı olan başlıklar eklemek fayda sağlamıyor.
Reklam metnimi ne sıklıkla değiştirmeliyim?
Sabit bir takvim yok. Yeterli veri biriktiğinde zayıf parçaları değiştirmek ve kampanya, sezon ya da hizmet değişikliklerinde metni güncellemek yeterli. Çok sık değişiklik, reklamın öğrenmesini engelliyor.
Rakibimin marka adını reklamımda kullanabilir miyim?
Başka bir firmanın tescilli marka adını reklam metninde kullanmak, hem Google'ın politikaları hem de yasal açıdan sorun yaratabiliyor. Bu tür bir kullanımı düşünüyorsanız önce politikaları incelemenizi ve gerekirse bir hukukçuya danışmanızı öneriyoruz.
Reklam metnini siz mi yazıyorsunuz?
Yönettiğimiz hesaplarda metinleri işletmeyle birlikte hazırlıyoruz. İşletmenin gerçek güçlü yanlarını ve müşterilerinin sorduğu soruları en iyi işletme sahibi biliyor; biz bunları Google'ın kurallarına ve karakter sınırlarına uygun, test edilebilir metinlere dönüştürüyoruz.